Sildenafil hangi bitkilerde bulunur

Sildenafil içeren ilaçlar: Bu 36 ürünü sakın

Baş ağrıları ayrı olarak ele alınmakla birlikte yine baş ağrısına da yol açabilecek önemli bir ağrı grubu da boyun ağrılarıdır. Kötü duruş, çeşitli trafik kazaları, stres, artrit gibi nedenler, boyunda ağrıya yol açtığı gibi haketeleri de kısıtlar. Özellikle trafik kazalarının çok olduğu ülkemizde boyun ağrıları çok önemli bir sorun yaratır. Özellikle arkadan çarpmalarda kırbaç darbesi adını verdiğimiz başın önce öne sonra geriye gitmesi durumlarında daha sonradan çok ciddi boyun fıtıkları ortaya çıkabilmektedir. Boyundaki bu harabiyet sonunda ağrı, boyunda sertlik, kollara ve boyuna vuran hissizlik ortaya çıkabilir.Böyle bir trafik kazasından sonra yapılan en büyük hata insanın kendisini bir yokladıktan sonra dikkat etmemesi ile başlar. Çoğu kez böyle hastalarda başlangıçta herhangi bir bozukluk yoktur. Gerçekte kas ve sinirlerdeki tahribat 24-48 saat sonra ortaya çıkmaya başlar. Bu nedenle böyle kazalardan sonra hastaların sırtında herhangi bir yakınma olmasa bile kas gevşetici ve ağrı kesicilerin verilmesi ve mutlaak bir gün süreyle yatak istirahati gereklidir. Yatak istirahatinin yanı sıra omuz ve boyun bölgesine sıcak tatbiki de yararlı olabilir.

Boyun kaslarının uzun süreli kasılması gerilimi de yine çok ciddi boyun, baş ve omuz-kol ağrılarına yol açabilir. Yanlış duruş, stres, şiddetli soğuk, yorgunluk gibi etkenler,uzun süreli bilgisayar-daktilo kullananlar, sürekli tek noktaya odaklaştıkları için boyun kaslarının yeterince hareket etmemesi sonucunda ağrı çeker. Özellikle stres baş ve boyun kaslarında aşırı kasılmaya ve dolayısıyla şiddetli ağrıya yol açar. Stres gibi bir etkenin ortadan kaldırılmasında kas gevşeticilerin yanısıra bölgeye yapılan injeksiyonlar, gevşeme egzersizleri, elektrisel uyaranların verilmesi ve antidepresan ilaçların önemli rolü vardır. Aynı belde olduğu gibi boyunda da fıtık olabilir. Omurları korumaya yarayan disk adını verdiğimiz yastıkçıkların yaşla ya da darbe sonucunda yırtılmasıyla birlikte boyun fıtığı ortaya çıkabilir. İnsan vücudunda bel ve boyun en hareketli bölgeler olduğundan genellikle boyun ve bel omurlarında fıtık görülebilir. Boyun fıtığı genellikle en çok 5 ve 6. Boyun omurlarında olur. Bu fıtık sinir köklerine baskı yapar ve tutulan sinir köküne yayılan bölgede şiddetli ağrı, yanma hissi, gittikçe gelişen hissizlik ve güç kaybı meydana gelir. Böyle durumlarda öncelikle istirahat, daha sonra fizik tedavi yetemediği durumda ise sonzamanda gelişen tekniklerle bölgeye kateder adı verilen ince sondalarla girilerek o bölgeye ilaç verilmesi, bu da olmadığı takdirde cerrahi girişim gerekebilir. Hastanın sürekli olarak boynu ile boyun egzersizleri yapması ve boynu koruması, boynun doğru kullanılması sonucunda boyun ağrıları engellenebilir. Bunun için, otururken, ayakta dururken, okurken vücuda doğru pozisyon verilir. Yatarken yastığın boyun ağrısı vermeyeycek şekilde yerleştirilmesi, bilgisayar kullanırken doğru yerde bilgisayar ekranının bulunması, koltuğun rahat olması gibi şeylere dikkat edilmesi ile boyun ağrıları önemli ölçüde engellenebilir.

Tansiyon hastalarının yüzde 95’inde hastalığının sebebi bilinmemektedir.Buna sebebi bilinmeyen tansiyon hastalığı veya esansiyel hipertansiyon denir.Yüzde 5’inin ise nedeni bilinmektedir.Buna sekonder hipertansiyon denir.

Mini Triturador de Garrafa PET

Esansiyel hipertansiyonun nedeni bilinmemekle beraber kalıtım, çevre faktörleri (tuz hassasiyeti, şişmanlık, aşırı alkol tüketimi, hareketsizlik, hayat tarzı ve diyette potasyum azlığı gibi faktörler nedeniyle ) gelişmesinde ve şiddetine rol oynayabilir.Ailesinde yüksek tansyion bulunan hastalarda hipertansiyon gelişme riski yüzde 60 yüksektir.

Esansiyel hipertansiyon genellikle kalıtımsal olmasına rağmen 40-50 yaşlarında başlar.Anne, babadan birisinde esansiyel hipertansiyon bulunması durumunda çocuklarda hipertansiyon çıkma olasılığı yüzde 25, anne ve babanın her ikisinde de hipertansiyon bulunması durumunda ise çocuklarında hipertansiyon çıkma olasılığı yüzde 75’dir.Yüksek kan basıncına neden olabilen bir çok gen ortaya konmuştur.Fakat esansiyel hipertansiyonlu kişiler aynı genetik anormalliği göstermezler.Tüm hipertansiyon hastalarının yüzde 60’ı tuza duyarlı olmasına rağmen yüzde 40’ı tuza duyarlı değildir.Şeker hastalığı olanlarda hipertansiyon görülme sıklığı oldukça yüksektir.

Sekonder hipertansiyonlar, nedeni belli olan hipertansiyonlardır.Hipertansiyon hastalarının yüzde 5 gibi az bir yüzdesini oluştururlar.Hipertansiyona yol açan neden bulunduğunda bunu ortadan kaldırarak kökünden tedavi olanağı sağlanır.Bu nedenle hipertansiyon tanısı konduğunda sekonder nedenler teker teker aranmalıdır.Sekonder hipertansiyonlar içinde en sık görüleni böbrek hastalıklarıdır.Sekonder hipertansiyonların bir diğer nedeni “endokrin” yani hormonal hastalıklardır.Böbrek üstün bezinin çeşitli hormonal hastalıkları hipertansiyon sebebi olabilir.

Hipertansiyon ( tansiyon yüksekliği – tansiyon hastalığı ) oldukça sık görülen, ölümcül olabilen zararına rağmen halk tarafından yeterince üzerinde durulmayan bir hastalıktır.

Sildenafil Sitrat İçeren Bitkiler Sildenafil

Hipertansiyonun toplumda sık görülen bir hastalık oluşu, koroner kalp hastalığı ( kalp krizi –enfarktüs), kalp yetersizliği (üre ) ve gözde körlüğe neden olan hasarları, bu hastalıktan haberdar olma ve tedavi gören kişi sayısının çok az olması, onu bir toplum sağlığı problemi yapmaktadır.

Kanın atardamar içinden geçerken, damar duvarına uyguladığı basınca kan basıncı, kan basıncının yüksekliğine “hipertansiyon “ denilir. Kalbin kasılması esnasında kan basıncı en yüksek seviyeye düşer.Buna büyük tansiyon denir.Kalbin gevşemesi esnasında kan basıncı en düşük düzeye iner, buna da küçük tansiyon denir.İdeale yakın kan basıncına ise optimal kan basıncı denir.Bu 120/80 mmHg’nin altındadır.Normal kan basıncı 130/85 mmHg’nin altı kabul edilirken, hipertansiyon büyük tansiyonun 140 mmHg’nin, küçük tansiyonun 90 mmHg ‘den yüksek bulunmasıdır.Fakat bir kişide tansiyon yüksekliğinden bahsedilmek için değişik üç ayrı zamanda yapılan kan basıncı ölçümlerinde 140/90 mmHg’nin üzerinde rakamlar bulunmalıdır.

Hipertansiyon hastalarının çoğu kez hiçbir şikayeti yoktur.Bu nedenle hipertansiyona “sessiz katil” denmektedir.Çünkü hastanın kan basıncı yüksek olmasına rağmen hiçbir şikayeti yoktur ama tansiyon yüksekliğinin hedef organlar üzerindeki zarların devam eder.